ruzgarinsarkisi

Etiket: ölüm

Yaşamın kıyısında…🌊

Mutlu yıllar?

Ölümle başlanan bir yıl. 

Eğlenmek icin giden ama eve dönemeyen yarım kalmış hayatlar,umutlar,dilekler…

Sonlanan hayatlar yaşamın kıyısındaki bizlerin sırtına acı bir yük.

Kıyafet değil ki çıkarıp rahatlayalım. Kolay değil ki ; vicdanını sosyal medyada yaptığı paylaşımların yanında bırakanlar gibi olalım.

Mutlu yılların olsun sevgili, 

Umutla baktığın ufukların olsun. 

Bizler de ölüm bizi nerde,nasıl karşılayacak merakıyla hayata tutunmaya ve yaşamanın,yaratılmış olmanın manasına ermeye çalışalım.  

Sevgili okur ,

Sana yeni evimden merhaba demek istiyorum. Yeni odamdan ve inşallah yeni dünyamdan…

Sevgili okur,

Güzelliklerin bizimle olacağına inandığımız yeni bir günden merhabalar olsun. Pörsümüş insanlığımıza el atıp yıkayan temiz insanlarla dolsun çevremiz.

Sevgili okur,

Sanırım seni özledim. Farklı bir özlem ama bu sefer ki… Olgunlaşmış gibi hissediyorum. Bugünlerde ev ve odamla vakit harcadığımdan sana yazma olasılığım pek olmuyor ve o dar vakitte aklıma sen gelince içimi farklı bir duygu kaplıyor. Akşam evine gidince ailesiyle kucaklaşacak bir adamın , bu sevinç ve umutla işine bir daha sarılması, ha gayret demesi gibi ben de elimden geleni yapmaya çalışıyorum.

Sevgili okur,

Sen hem beklenen hem bekleyensin.Aynı şekilde ben de öyleyim. Hepimiz öyleyiz. Bekleyen ve beklenen. Özleyen ve özlenen. Seven ve sevilen. Peki neden sevmek yerine sevilmenin , özlemek yerine özlenmenin, beklemek yerine beklenmenin derdindeyiz. Bu narsistleştirdiğimiz dünya hayatının üzerimize sıçrattığı izler mi yoksa düpedüz bencillik mi? Hoş, narsistleşmenin temelinde de bencillik var diyebiliriz.

Sevgili okur,

Yine özlemimden şaşkın şeyler yazmaktayım. Böyle anlarda elimden tutup beni uyarman gerekmez mi?

Sevgili okur,

Ellerim hala klavyede, yazmaktayım.

Sevgili okur,

sen nerdesin ?

Konuşarak anlatamiyorum, yazarak anlatamiyorum. Ağlamak istesem çok zor. Bir zavallinin “anlık”ı olsun bu da, bir köşede. Sessizliğin gizli perdesi. Ve yalnızlığın hayali arkadaşı olsun. Yalnızlığın arkadaşı var mıdır ? Var ise yalnızlıktır diyebilir miyiz bilmiyorum. Açıkçası su an kafama taktigim şey bu olmadigi için edebiyatı bir kosede bırakıp iç sesimle konuşmaya devam edeceğim. Sabah bir yolculuk yapacağım ve yine veda senfonisiyle kavruluyor içim. Her seferinde belli etmemeye çalışsam da son günümü yasiyormusum ve sevdiklerimi bir daha goremeyecekmisim hissi yakalayiveriyor. Bu yuzden mi bilmiyorum ama yolculuk öncesi son gün huzursuz ve tabiri caizse ” heyheyleri üstünde ” olurum. İstemsiz kalp kırışları ve ardı sıra pişmanlıklar…
Derin nefes almalı ve yoluma devam etmeliyim. Bu dünya hayatının bir yolculuk olduğuna inanan bir insan olarak; ölümüm zaten yolculuk sırasında olacak demeli ve “an”ı değerlendirmeliyim.
Ve sen ey uzaklardaki dost,
Bana şimdilik sadece dua et.